Metropolitan Gazetesi
banner183
Mobil   Metropolitan Gazetesi, Güncel Zengin İçeriği İle Dünyadan En İlginç Haberleri Okuyucuları İle Buluşturuyor.   Mail. [email protected]
Güncel:
31 NUMARALI REKLAM ALANI
İç Mimar Ezgi ÖZCAN İle Neşeli Söyleşi
Röportaj: Fatma Yüksek

İç mimari Kıbrıs’ta henüz ciddi anlamda yer bulmuş değilse de konut projelerinin sayısına paralel olarak iç mimarinin ne derece önemli olduğu daha da iyi anlaşılmaya başlandı. İç mimari deyince akla gelen isimlerden biri olan Ezgi ÖZCAN’la iç mimari üzerine sıcak, neşeli ve samimi bir sohbet gerçekleştirdik.
  
İç mimar olmak isteyenler özellikle bu röportaj tam da sizin için...


  
Kendinizden biraz bahseder misiniz?
Ses sanatçısıyım ve iç mimarım, Doğu Akdeniz Üniversitesinde doktora yapıyorum tez yazma sürecindeyim, tezimin konusu her zaman duyarlılık, farkındalık ve sosyal sorumluluk projelerine imza attığım engelli bireyler. Akademik kariyerim dolayısıyla Kuzey Kıbrıs’tayım normalde Bodrum Turgutreis’te yaşıyorum. Sahne hayatım, müzik kariyerim ve akademik eğitimim paralel bir şekilde yoğun bir tempoda yaşıyorum. Boş zamanlarımda yeni şarkı besteliyorum, ata biniyorum, dans ediyorum bir grubumuz var düzenli şekilde Latin dansları geceleri düzenliyoruz. Bunun dışında yaşam koçuyum ve ressamım, çok yönlü biri olmanın ve sanatçı ruhumun tadını çıkarıyorum.
 
İç mimar deyince kaba bir tarifle ne anlamalıyız?
Bir mekânın içinde davranışsal, teknik, estetik, planlı ve işlevsel çözümler sağlayarak; yaratıcı, özgün, uygulanabilir doğru öneri ve uygulama yaparak; o yaşam alanını kullanışlı ve yaşanır hale getiren; ihtiyaç ve beklentiler doğrultusunda mekânları tüm yönleriyle tanımlayan tasarımcılarız.


  
İç mimar, mimar ile aynı şey mi?
Eğer mesleğiniz sorulduğunda mimarım derseniz hemen peşinden iç mi dış mı diye bir soru geliyor ve meslektaşlarım bu duruma çok alışkın. Ya iç mimarsınızdır ya da mimar fakat bu tarz sorular genelde bizim kültürümüzde maalesef muhabbetin bir parçası. Tabii ki aynı şey değiller fakat ortak yanları çoktur. Mesleğimiz imar etmekten geliyor yani yapıyı üretip tasarım projesini yöneten kişileriz; matematik, şehir planlaması, sokak, yeşil alan, park, güneşin yönü, binanın girişi, işleyiş şekli, konumu, pencere ve kapılar, merdiven ve çatılar, depreme dayanıklılık, suyun tahliyesi, tesisatlar, doğru materyal gibi sayısız detay ile ilgileniyoruz. Benzerlikler kadar farklılıklar da mevcuttur örneğin mimarlar bina ile biraz daha genel ve kabaca ilgilenirler, iç mimarlar ise ergonomiye kadar her zerresi ile daha detaylı ilgilenirler. En temel farkımız mimarlar binaları tasarlarken, iç mimarlar bir bina içindeki alanlar için istenen bir görünüm ve işlev oluşturmak için mobilya, ışık, renk, fikstür ve diğer aksesuarları kullanır. Ortak gayemiz mekânların işlevsel ve çekici olmasını sağlayarak psikolojiye ve huzura iyi gelen alanlar tasarlamaktır.
  
Çocukluğunuz da bu tür şeylere ilginiz olur muydu? Yoksa siz de her çocuk gibi bebeklerle mi oynamayı severdiniz?
Buna annemin cevap vermesini çok isterdim, eminim okurken gülümseyecek. Çay kutuları gibi çöpe atılan birçok malzemeyi kovalardım, annem çok eğleniyordu bu durumla ve bu atık malzemeleri değerlendirmelerimin ileride mimarlık tercihi ile sonuçlanacağını hep söylüyordu. 5 yaşımda iken evdeki her şeyin maketini yapıyordum; koltuk takımı, beyaz eşyalar, dekor malzemeleri gibi hatta bulaşık makinesi maketi yapmıştım ve içinde tabak rafları deterjan koyma bölümü detayına kadar her noktasını tek tek yapıp üzerine markasını bile yazmıştım.
  
Anladığım kadarıyla evin iç tasarımı sizin işiniz? İç mimari olarak tasarımını yaptığınız evlerden birinde hiç yaşasam dediğiniz oldu mu?
Olmadı, Bodrum’da kendime ait olan evimi yaşam şeklime göre yaptım zaten. Ben bir mekanı tasarlarken o evde yaşayacak olan kişinin yaşantısını ve zevklerini baz alarak tercihler yapıyorum. Beklenen ihtiyacı karşılaması ve fonksiyonel olmasının yanında o yaşam alanını kullanacak olan kişi veya kişilerin ruhuna, karakterine, zevklerine ve davranışlarına da hitap etmelidir. Bizim meslekte senaryo diye genellediğimiz bir tabir var yani tasarladığımız bu yaşam alanının kullanım şekli, amacı, materyalleri gibi detaylar var ki bunlar görsel, işitsel ve dokunsal ihtiyaçlara cevap veriyor olmalıdır.

   
Çocukluğunuz da bu tür şeylere ilginiz olur muydu? Yoksa siz de her çocuk gibi bebeklerle mi oynamayı severdiniz?
Bebeklerle oynadım ama kısa sürdü erkeklerle oynanılan oyunları daha çok severdim, arabalarla oynardım mesela. Resim yapardım sayısız yağlı boya akrilik çalışmam var, gazeteden para yapıp bankacılık oynardım hatta mahalledeki erkeklerle futbol maçı yapardım solak olduğum için başarılıydım sol ayak forvet oynardım rakibe en yakın yerde genelde skoru belirleyen gollerin sahibiydim.
   
Bir iç mimarla çalışmayan mobilyacı başarılı olabilir mi? Tersinden soralım, mobilya işi ile uğraşan kişilerin markalaşmasının sırrı iç mimardan mı geçer?
Lezzet ve sunum konusunda profesyonel olan bir aşçısı olmayan bir restaurant başarılı olabilir mi, bence mümkün değil. Mobilyacı seçilen ürün ve modeli istenilen ölçülerde doğru malzeme ile yapmak konusunda sorumludur fakat iç mimar beklentiyi yükseltir ürünü sadece ölçüler ve malzeme ile değil bütünüyle yansıtır. Ben autocad çizimi ile iki boyutta çizim yapıp teklif vermeyi sevmiyorum Londra’da Zaha Hadid gibi dünyaca ünlü bir mimarın yanında staj yapmak gibi büyük bir tecrübem oldu ve orada çok şey öğrendiğime inanıyorum. Öncelikle kalemim kuvvetli olduğu için karalama yöntemi ile ön çalışma yapıyorum sonra 3Dmax kullanıyorum ortaya çıkacak olan ürünü rengi, dokusu, kullanım şekli hatta ışığa kadar tüm detaylarıyla 3 boyutlu halini önceden sunuyorum bu da müşterinin memnuniyetini sağlıyor ve sadık müşteriler edinmeyi kolaylaştırıyor.
   
Markalaşmaya gelince, sadece başarılı bir iç mimar ile çalışmak markalaşmak için yeterli değildir. Bildiğiniz gibi turizm bölümünde master ve doktora yaptım; strateji, planlama, kontrol, ölçme, değerlendirme, uygulama, ekonomi, işletme, muhasebe, pazarlama hatta insan kaynakları gibi birçok konuyu içeren geniş çaplı bir süreç markalaşmak. Tüketicinin gözünde farklı, özgün ve tercih edilen olabilmek kalıcı ve benzersiz olabilmek detaylı bir konu, bu sorunun cevabına kitap yazabilirim o kadar uzun ve detaylı yani.
  
Kıbrıs’ta mobilya sektörü bir hayli iyi durumda. Peki ya iç mimarlık konusunda Kıbrıs ne noktada?
Profesyonel bir şekilde iç mimarlardan proje isteyen, yapılan işin bedelini ödeyen, emeğin hakkını veren ve uygulandığında ortaya çıkan tasarım için iç mimarı takdir ve tebrik eden çok az insan var. Siz de biliyorsunuz ki adada aldığı eğitimle ilgili olan işi yapmayan başka meslekler ile uğraşan birçok insan var bunun yanında hiç bir bilgi, tecrübe ve eğitimi olmadığı halde yaptığı işin iyi olduğunu zannedenler de var, açıkça fikrimi söylemem gerekirse herkes bildiği işi yapsın. Yetenek, bilgi ve tecrübeye saygı duymak gerekir.
   
İç mimarlık lüks mü? 
Kesinlikle değil, biz iç mimarlar bir mekanı tasarlarken sadece ışık, renk, doku gibi detaylara odaklanmayız; kaliteli ve sürdürülebilir projeler ortaya koymak için çabalarız. Okulda sadece teknik resim dersi almıyoruz; dışardan bakıldığında sadece ölçüm ile ilgili zannedilen tasarımın içinde felsefe, moda gibi çok büyük detaylar saklı. Örneğin bir iç mimar tasarım sürecinde ergonomi gibi mühim ve detaylı konularda da kararlar alır ki bütün bunlar kullanıcıyı ilgilendirir ve etkiler.
   
İç mimarlar da diğer sanatkârlar gibi işlerine karışılmasını sevmez. Ama müşteri memnuniyeti de esas ise eğer bu durumu nasıl tarif etmek gerek? Daha doğrusu iç mimarla müşterisinin ilişkisi neye benzer?
   
Hizmet sektörü zordur; hedefinde, alınan para karşılığında mümkün olan en iyi hizmeti vermek vardır ve süreçte yaşayacağınız sıkıntılar her an genele etki etme olasılığı taşır. O yüzden proje kadar müşteriyi de iyi yönetmeyi bilmelisiniz aksi takdirde önü alınamayan ve tatsız biten yaşanmışlıklarla baş başa kalabilirsiniz ve bu tatsızlıkları yaşamamak için profesyonel davranmak gerekir. Müşteri seçimi önemli ve ilk konu; mesela dostunuz geçinen kişilere iş yapmayın çünkü işin içine para girince nasıl değiştiklerini göreceksiniz hatta karşınızdaki insanın bastırılmış duygularını, kıskançlık, kibir ve komplekslerini fark edeceksiniz ve büyük bir şok yaşayacaksınız. Sözleşme ikinci ve mühim bir konu, muhakkak iş sözleşmesi yapmalısınız söz gider yazı kalır, düne kadar iyi dediğiniz biri sürecin sonunda sizin için dünyanın en kötü insanı olabilir hakkınızı yemiş ve size büyük yanlış yapmış olabilir bu nedenle sözleşme şart. Doğru ilişki yönetimi üçüncü ve önemli şarttır yani müşteriniz ile samimiyet kurmamalısınız iyi niyetiniz suistimal edilebilir ve verdiğiniz güven iş hukuku ile orantılı gitmelidir. Kriterlerinizden ve karakterinizden asla taviz vermeyin. Gerçekçi olun ve projeye odaklanın, müşteri memnuniyeti sağlayacağım diye duruşunuzdan taviz vermeyin. Eğer doğru müşteri tercih etmezseniz bırakın işinize karışmayı sizin yaptığınız tasarlayıp uyguladığınız projeyi kendileri yapmış gibi anlatacak kadar küçülebilirler.
   
İç mimar olmak isteyen gençlere tavsiyeleriniz neler olur?
Sabırlı - Yetenekli - Araştıran - Üreten - Okuyan - Hırslı - Yaratıcı - Çalışkan - Başarılı - Özgün - Meraklı - Girişken - Mücadeleci - Esnek - Sağduyulu - Disiplinli – Etkileyici – Yeniliklere Açık – Görsel Sanatlara İlgili – Renklerle Arası İyi – Çizimi ve Kalemi Kuvvetli kişiler bu mesleği tercih etmeli.

Anahtar Kelimeler
Metropolitan
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×

banner172

banner174

banner165

banner181

banner166

banner171

banner149

banner151

banner153

banner182

DJ Tarkan ile İLHAM VEREN RÖPORTAJ...
Mısır’da, Hurgada Soma Bay’de kalan ve henüz Türkiye’ye dönemeyen DJ Tarkan ile muhteşem röportajımız...

Haberi Oku