
Hiç olmadıkları konumda, hiç olmadıkları kişi ve hiç olmadıkları kişi gibi kendilerini yansıtırlar. Çok cana yakın olurlar fakat asla gösterilen ilgiden memnun kalmazlar. Hep daha fazlasını isterler. Romantik ilişkilerinde de hep bir ilgi arayışındadırlar. Bunu bir ihtiyaç ve gereksinim olarak görürler. Her şeyi kendilerinin bildiklerini düşünürler. Çok geri düşünürler ve övülmeye muhtaçtırlar. Bir ortamda farklı bir kişiden, farklı bir konudan bahsedilse bile konuyu kendilerine çekebilirler. Hep ön planda olmaktan zevk alırlar. Devamlı bir onay alma durumu içindedirler. Sorumsuz davranabilirler. Sürekli duygu durumları değiştiklerinden bir an gülerken aniden ağlamaya başlayabilirler. Bir fikir karşısında reddedilmekten hoşlanmazlar. Rengarenk, dikkat çekici kıyafetler, açık giyinmeyi ve saçlarını diğerlerinden farklı yapmayı severler. Parlak ve süslü takıları severler. Dikkat çekici olma arzusu içindedirler. Herkes tarafından dışlanmaktan ve yalnızlıktan korkarlar ve bu durum karşısında sevimli, şirin, cana yakın görünmeye çalışırlar.
Histriyonik kişilik bozukluğu olan bireylerin düşünce yapıları; ‘insanları etkim altına alamazsam ben bir hiçim. İnsanları güldüremezsem beni terk ederler. Bunu yaparsam ya benden uzaklaşırlarsa. Bunu yaparsam ya beni ilgisiz bırakırlarsa. Her şeyi ben biliyorum bu hiç bir şey bilmiyor. Bu fikrim ya onay görmezse’ gibi sürekli zihinlerini bu düşüncelerle doldururlar. Histriyonik kişilik bozukluğu tedavisine bakacak olursak psikoterapide psikanalitik – psikodinamik yöntemler ya da bilişsel terapi yöntemi kullanılır. Ek olarak bozukluğun derecesine bağlı olarak ilaç kullanımı da gerekebilir.