Röportaj: Fatma YÜKSEK
Karşımızda Elektronik Dans Müzik piyasasının ülkemizdeki öncü isimlerden bu işe gönül koymuş ve çok emeği geçmiş bir kişilik var; Bu serüven nasıl başladı. Neler yaptınız ve neler yaşadınız sizden dinleyelim.
Elektronik Müzik ile ilk tanışmam 90’lı yılların sonlarına dogru oldu. O zamanlar ülke piyasası bu müzik türüne çok yabancıydı. Ben 2000’li yılların başlarında çalmaya başladığımda tamamen kendi uğraşlarımızla düzenlediğimiz eventlerde çalıyorduk ve DJ’lik yapmanın yanında ayni zamanda hem organizatörlük, hem promoterlik, o zaman internet te yokdu, sokaklarda afiş asmaya kadar aklınıza ne gelirse bütün işleri kendimiz yapıyorduk. Ve tabi bir taraftan da bu müzik kültürünü insanlara sevdirmeye ve piyasaya yaymaya çalışırdık. Düşe kalka piyasada bu şekilde tecrübe edindik. Zordu ama ben hevesim hiçbir zaman kaybetmedim ve 2000’li yılların ikinci yarısında ismimi duyurmaya başladım. Ülkede Elektronik Müzik kitleleri ilk o zamanlar oluşmaya başladı ve mekanlarda çalan piyasa müziklerine karşı alternatif bir piyasa ortamı oluştu. Mekanlardan booking almaya başladık. Türkiye ve diğer yabancı ülkelerden ünlü isimler booklanmaya başladı bir çok eventte onlarla ayni sahneyi paylaşdım. 2000’li yılların sonuna doğru kader arkadaşım dediğim ülkenin bu sektörde önemli bir ismi Atesh K. ile yollarımız kesişti ve onunla da birlikte çalışmaya başladık. 2012 yılında Getnaked’ı kurduk ve ülkedeki Elektronik Müzik piyasasında çıtayı biraz daha yukarıya çektik. Ekip olarak ülke genelinde çok güzel işler çıkarttık. Eş zamanlı benim prodüksyon çalışmalarım başladı. Getnaked Events ayni zamanda Getnaked Records oldu. O zamandan sonra Regular Beats Records ve Getnaked artık iki kardeş oldu. Daha sonra Getnaked oluşumu, ülke genelinde Elektronik Müzik ile uğraşan tüm DJ’lere kapısını açmasıyla ve bu sektörde bulunan herkesin iyi lişkiler içinde birlikte hareket etmelerine ortam sağlayan bir marka haline geldi. Getnaked bu şekilde saygı gördü ve çalışmalarımız da herzaman bu mentalite üzerine kurulu oldu. Bireysel çalışmalarımızın yanında halen bu şekilde faaliyetler göstermeye devam etmekteyiz.
Anladığımız kadarıyla konu DJ’lik ise, icra edilen müzik tarzına göre DJ’liği ayrı başlıklar altında ele almak daha doğru.
Kesinlikle öyle.. Herşeyden önce bir DJ’in ilk önce iyi bir dinleyici olması gerekir.. İyi bir dinleyici olman senin bir süre sonra müzik zevkinin şekillenmesine ve sonunda kendini bir tarzın içinde bulmanı sağlar. Belli bir yerden sonra da artık sevdiğin müzikleri mixleyip kendine göre setler oluşturmak istersin. İşte böylelike DJ’liğe ilk adımı atmış olursun.. Dolayısla her DJ’in kendine has bir müzik tarzı ve mixleme tekniği vardır. O yüzden her DJ sergilediği müzik türüne göre de birbirlerinden tamamen farklı kültüre sahip farklı kitlelere hitap ederler.. Örneğin Techno çalan bir DJ ile RnB çalan bir DJ’in ortak hiçbir özelliği yokdur, çalışma alanları tamamen farklıdır. Çalış tekniklerinden tutun kullandıkları aletlere kadar farklı alanlarda iki sanatçıdırlar.. Hatta artık günümüzde gelişen Elektronik Müzik piyasası içinde Techno çalarım deyen iki DJ’in yaptığı muzikler bile birbirlerinden tamamen farklı tarzlarda olup ve tamamen farklı piyasalarda olabilmektedirler. Sonuç olarak eğer ki konu DJ’lik ise, icra edilen müzik türüne göre konunun ele alınarak en doğru şekilde değerlendirilmesi gerekir..
.jpg)
Ülkede Elektronik Müzik kültürünün yayılmasında önemli bir rolunuz var ve çeşitli zorluklarla bu işi yapmaktasınız. Belki de insanların bu kültür hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıklarından ötürü olabilir ama bu müziğe ve ortamlara karşı bir ön yargı var ve Elektronik Müziği uyuşturucuyla bağdaştırıyorlar. Bu konu hakkında düşüncelerinizi merak ediyoruz.
Hiçbir müzik türü uyuşturucuyla bağdaşmaz bağdaştırılamaz ve hiçbir müzik türü de insanları bu yola teşvik etmez. Uyuşturucuyla koca bir müzik sektörünü ya da herhangi bir sanat dalını bağdaştırmak hiç mantıklı değildir. Müzik artık bu hayatta insanlığın bir parçası haline gelmiştir ve mutlaka herkes kendi zevkine göre bir müzik tarzına ilgi duymaktadır bundan zevk almaktadır. Ve tabi evet uyuşturucu kullanan insanlar vardır ama bunlar heryerde var. Uyuşturucu madde kullanıp herhangi bir müzik türünü dinlemekten ya da icra etmekten haz alan insanların var olması o müzik türünü bağlamaz. Hiçbir müzik türünü bağlamaz. Bir insan müzik dinlerken uyuşturucu kullanmayı tercih ediyorsa bu onun kendiyle o müzik arasındaki problemdir. Bu tarz insanlar bunu müzik dinlerken de, resim çizerken de, başka bir işle uğraşırken de yapabilirler. Bu tamamen kişinin kendi yaşayış tarzıyla kendi tercihidir ve kendini nasıl daha iyi hissettiği ile alakalıdır. Yani açıkcası eğer bir insan uyuşturucu madde kullanmadan bir işten yeterince zevk alamayorsa ya da başarılı olamıyorsa, bu demektir ki zaten o iş ona göre değildir ve yanlış yoldadır.. Bana göre müziğin ve insanın en güzel hali daima en temiz olduğu halidir..
Müzik sektöründeki teknolojinin gelişmesiyle birlikte DJ’lik yapmanın artık daha kolay olduğu ve sektörün hızlı bir şekilde büyüdüğü görülüyor. Bu durumun hakkında düşünceleriniz nedir?
Doğrudur, teknoloji geliştikçe sürekli yeni aletler çıkıyor mevcut olanlar geliştiriliyor ve gün geçtikçe herşey çok daha pratik kullanıma kolay hale geliyor. Elektronik Müzik gerçekten çok hızlı bir şekilde mutasyona ugrayarak birçok koldan büyüyor ve artık müzik tarzları da birbirinin içine geçmiş durumdadır. Sadece Techno Müzik türünün altında bile birbiriyle alakasız bir çok tarz var. Şu an Digital ortam sayesinde ve yeni nesil aletler ile DJ’lik yapmak artık çok daha kolayı ve doğal olarak bu da çok fazla dj türemesine neden oldu. Bu sektöre çalışan bir çok kişi bundan yakınıyor ama bence bu çok da kötü bir durum değil aksine sektörün büyümesi rekabetin artması beklentileri sürekli yukarılara çekeceğinden kaliteyi daha da artıracağı inancındayım. Herkes kendi bıranşında işini severek ve üzerine koyarak yapdığı sürece sektöre faydalı olacak, iyi geri denüşler alacaktır.
.jpg)
Hızlı değişen müzik endüstrisinde bir DJ’in kalıcı olma yöntemi ne olmalı sizce?
Şimdi şöyle bişey var. Çıkıp iki şarkı mikslediğiniz anda DJ olabiliyorsunuz ve bu günümüzde teknolojinin gelişmesiyle artık çok kolay hale geldi. DJ’liğe heves edip başlayan iki çeşit insan tipi vardır. Biri, daha önce anlattığım gibi, önceden iyi bir dinleyici olup belirli evrelerden geçip kendini geliştirerek DJ’lik yapmaya başlayan ve asıl derdi müziğini yapmak olan insan tipi, diğeri ise, yeterli sadece DJ olma hevesiyle piyasaya çıkan, yeterli müzik altyapısı olmayan ve asıl derdi müzik değil hedefi sadece popüler bir DJ olmak olan insan tipi. Aslında Kalıcı ve popüler biri olmak çok zor bişey değildir. Göstermelik bir menejer ile basarsınız parayı, adınıza produksyonlar yapılır, abartılı reklamlar, mekanlar ayarlarlanır evenlere çıkarsınız bunların hepsinin olabilmesi için iyi bir DJ olmanıza gerek yok. Piyasanın tercih edilen müzikleri çalarsınız sürekli göz önünde olursunuz birileri sizi pohpohlar ve bu şekilde hızlı bir şekilde popüler hale gelip kalıcı da olabilirsiniz. Bu bir tercih ve bir duruş meselesidir. Ama işte böyle de bir gerçek var ki popüler olan bişey herzaman en iyisidir anlamına gelmez. Bir köye Mozart’ı götür, eğer o köyde Zurnacı Mehmet’in şarkıları daha çok beğeniliyorsa orada iyi ve popüler olan Zurnacı Mehmet’tir. Açıkcası Ben hiçbir zaman aman popüler olalılm ya da ben mutalaka kalıcı olmalıyım düşüncesiyle bu işi yapmadım. Benim derdim herzaman için müzik oldu. Müziğe olan tutkunluğum beni bir yerlere getirdi. Ben sevdiğim işi en doğru şekilde yapmaya çalışıyorum ve bu yolda hakkını vererek ilerleti tercih ederim herzaman. O yüzden popüler ya da kalıcı olmaktan çok kaliteli iş çıkarıp saygı görmek benim için daha önemli.