Kendine ne kadar Aşıksın?
Mobil   Metropolitan Gazetesi, Güncel Zengin İçeriği İle Dünyadan En İlginç Haberleri Okuyucuları İle Buluşturuyor.   Mail. [email protected]
Işıkla...
İlk yazıma gösterdiğiniz ilgi inanılmazdı. Açıkçası bunu beklemiyordum. Bu 3-4 günde sizlerden 10'larca e-posta aldım. O kadar aydınlanmışız ki şaşırdım! Gerçek şu ki bu kadar benliğimizin açık olduğu ve bu kadar çok hayatı sorguladığımızı bilmiyordum. Uzun süre ara veripte tekrar okuyucular ile iletişime geçmek ve bu denli aydınlanmış bir kitle ile karşılaşmak beni derinden sevindirdi! Meğer ne kadar da ilgiliymişiz insanlık olarak gizeme, deneyimlemeye, mutluluğa... Sizlerden gelen e-postaları hiçbir şekilde açıklamadan hepsinin ortak paydalarından hareket edip yazılarıma devam etme kararı aldım.

Kendimize ne kadar aşığız? Yaşadıklarımıza ne kadar Şükür ediyoruz? 

Bugünkü konularmız bu! 


Cuma akşamıydı. Gözlerimi kapadım bir an! Saat 19:40 civarıydı. Derin derin nefes alıp vermeye başlamıştım. Ortam sessizdi, golden retriever dostum yanımda ve şöminemden kurumuş odunların çıtırtılarını duyuyordum. Birden yalnız olduğumu anladım. Yalnızdım. Oda diye bir şey yoktu artık. Köpeğim, şömine, duvardaki saatin sesi , camı okşayan rüzgar... Hiçbir şey yoktu. Bir tek ben vardım. Şuan bulunduğum ortam için, nefes alabildiğim için şükür ediyordum. Öyle sessizdi ki ... Gelen bir telefonla sessizliğim alt üst olmuştu. İlk çalışında boğuk bir titreşim kulağımda rahatsız bir tat bırakmıştı. Gözlerimi araladım ve arkadaşımın ismi telefonda belirmişti. Gülümsedim, meditasyon yapmadan önce acaba iyimi diye aklıma gelmişti. Titreşimlerimiz odaklanmıştı ki onun yoğun bana ulaşma hissi parmaklarını telefonun tuşlarına itmişti. 

‘Nasılsın?’ Dedi ...
‘Çok iyiyim’ dedim ‘Sen nasılsın?’
‘ Ben aşık oldum’ dedi :) 
‘Çok güzel’ dedim. ‘Kim bu şanslı kişi’?. 
‘Kendim’ dedi... 

Hmm anlat? 

‘Kendimi düşledim ’ dedi. ‘Beni çeken ayaklarımı , hareket kabiliyetimi sağlayan eklemlerimi , Facebook'ta beğeni yapabilmemi sağlayan parmaklarımı, duvarımdaki tuvaldeki renkleri görebildiğim gözlerimi , şarabın tadını alabilmeme yardımcı olan dilimi , klasik piyanodan çıkan ezgileri duyabilien kulaklarımı, her şeyimi seviyorum ben’ dedi. 

‘Peki’ dedim. ‘Geçen hafta seninle yaptığımız seansta varlık bilinci, duyu organlarımız, olumsuz yanlarımızı nasıl sevebileceğimiz konuşmaları işe yaradı mı’, ‘Şükür egzersizleri nasıl’ dedim? 

‘Yaramaz olur mu?’ dedi! ‘Kendimi sevmekle başladım’.Önce kendimle barışık olmam gerektiği, sevdiğim şeyleri daha sık yapmam gerektiği ve her rahatsız hissettiğimde aslında şuan ki halime şükür etmem gerektiği konusunu defalarca irdeledim düşüncelerimde. Her şey her şeyi sevmekle başlıyormuş , şükürler olsun’ dedi.  

Sonuç ne dedim ? 
‘Aşk’ dedi... Her şey o kadar güzel ki ! Yemeğin tadı, arkadaşlarımın varlığı, maddi kazancım her şey bukadar nasıl değişebilir ki !?

Dur dur dedi. Kendini sev değil mi! ? 'Evvvvet' dedim.. 

Beraber gülüştük... Hatta sevinçten kahkaha atmaya başladık. :) 

İnsan kendine nasıl aşık olabilir ki? Ha aynada görünen kendini aşırı beğenmek değil konumuz. Kendimizi olduğumuz gibi sevmek, tüm hatalarımız ve tüm rahatsızlıklarımızla kendimizi sevebilmekten bahsediyorum. Bu gün gerçek bir mucizeye tanık olacaksınız. Evet, evet ciddiyim! Gerçek bir mucize öyle bir mucize ki sabah uyandığınızda harika hissedebileceğiniz, her şeyin yolunda gittiği, çocukken hissettiğiniz o güzel duygulara geri dönebileceğiniz, hani hiç sorumluluk duymadığınız, hani kolay kolay üzülmediğiniz günlerden bahsediyorum. Mucize mi duymak istiyorsunuz? Ruhani yasaların nasıl işlediğine tanık mı olmak istiyorsunuz?

Tamam alın size bir mucize ... 

Kendinizi Sevin! 

İnsan kendini nasıl mı sevebilir? Hadi bir günlük küçük bir uygulama yapalım. Bunu 21 gün uygulayalım. Neden 21 gün uygulayacağız? Alışılmış monoton beynimizi biraz hareketlendirmek ona yeni şeyler öğretebilmek için. 21 gün kuralı fizyolojik olarak açık ve net olsada ruhani katman seviyeleri oldukça derindir. Bunu açıklamak için biraz erken ilerde bunun detayına ineriz... 

21 Gün ? 

Kişilerde yeniden  öğrenmeyi destekleyen,; olumlu ya da olumsuz inançlarla davranışa dönüşmüş alışkanlıkları terk etmeye yarayan, beynin yeniden programlanması için 21 güne ihtiyacımız olduğu bir gerçektir. Kuantum ve Newton fizikten beslenen, Pozitif Biliminde desteklediği bir kural.  Kısaca Beynimiz yeni bir şeyi öğrenip bunu alışkanlık haline getirmesini 21 günde tamamlıyor… 

Konumuza dönersek bu 21 gün kuralını hayatlarımıza uyguladığımızda neler olacağını şimdiden kestirebileceğinize inanıyorum. Mucizeler… 

Sabah uyandığımızda gözümüzü açtığımız ilk an bu yeni günün bize verildiği için onu sevgi ile kucaklayıp ‘Şükürler olsun bu güne gözlerimi açabildim’ diyerek güne başlamayı hiç denediniz mi? Deneyin… Sabah kahvaltınız için şükür edin. Yediğiniz mısır gevreği veya ekmek için çabalayan o ekmeği veya mısır gevreğini sizlere ulaştıran insanlara bunu satın alabildiğiniz için işinize şükür edin. Kahvaltıyı yiyebildiğiniz için çatal veya kaşığı kullanabilmenize yardımcı olan ellerinize, tadı alan dilinize ve çiğneyebildiğiniz için dişlerinize şükür edin. Bunun için minnettar olun. Bunları yapamayan yüz binlerce insan olduğunu hatırlayın ve şükür edin. Eski veya artık değişmesi gereken arabanıza şükür edin. Sizi ve ailenizi işe ve okula taşıyan bu araç için minnet duyun...

Bakın her şey enerjiden oluşmakta. Dev laboratuarlarda yapılan incelemelerde hücrenin en küçük çekirdeği ‘Atom’un varlığından söz edilmekte. Atom enerjinin saf hali. Haliyle düşünceleriniz ve siz canlı birer enerjisiniz. Kötü ve istenmeyen şükür edilmeyen enerji karşılığı yine kötü enerjiyi çekecek ve bu daha da büyüyecektir. Benzerlik yasaları, benzer benzeri çeker filozofisi buradan geliyor. İyi ve güzel düşünceler, yine iyi ve güzel düşünceleri çekecektir, bu mutlaktır. O halde mutlu olmadığımız ve memnun olmadığımız arabamız bize sorun çıkarabilir yoğun nefret duyguları ile beslenirse daha da kötü sonuçlarla karşılaşa biliriz. Beni sevindiren bir diyalog vardır, özellikle kendi çevremde bunu sıklıkla duyarım Kıbrıs’ta. Nasılsın? Sorusuna karşılık, ‘Şükürler olsun iyiyim’ cevabı gelir bazen. Bayılıyorum. Ne kadar güzel bir cümle kalıbı. Düşünerek, bilinçli bir şekilde söylemesek bile bir şekilde pozitif bir titreşim gönderiyoruz. Bu harika bir şey! 

İşinize gittiniz. Sizi sabah selamlayan insanlar için şükür edin. Size iyi dilekte bulunan ‘Günaydın’, ‘Günün aydın olsun’ iyi dilek temennilerine kulak verip gülümseyin. İşinizde size yardımcı olmak isteyenler için, arkadaşlarınıza karşılıksız yaptığınız yardımlar için kendinizle gurur duyun ve bunun için şükür edin. Yardım etmek ulvi bir görevdir.  Başınızın ağrıması bile şükür edilecek bir olaydır. Nasıl mı? Yüce vücudumuz bir şeylerin ters gittiği uyarısını bize konuşmadan, diyalogsuz verebiliyor! ‘Hey! Dikkat et bir şeyler ters gidiyor' diye bizi uyarıyor. Bundan güzel ne olabilir ki? Ne kadar düşünceli bir vücudumuz var. Bu yazıyı ömrümün sonuna kadar uzatabilirim. Şükür edecek ne kadar çok şeyimiz var ki! Mucize şükürle başlıyor! Şükür edelim. 

Gelen e-postalara ithafen, tüm bunları günlük hayatınıza uyarlamaya çalışın. Bakın hayatınızda dramatik ne kadar fazla şey değişecek, bu değişim çok hoşunuza gidecek ve daha fazlası için daha fazla şükür etmeye başlayacaksınız. 

Gelin diğer yazıma kadar bir defter alalım kendimize ve her gün hayatımızda şükür etmeye deyecek kendimiz veya çevremizdeki olaylar ile ilgili 10 madde yazalım. Güzel bir günlük gibi, 10 madde günde yazarak bunları kayda geçirelim. İnanın bu bile hayatınızda inanılmaz değişikliklere yol açacak. Deneyimlerinizi lütfen benimle paylaşın, istiyorsanız burada da yayınlayabilirim. Bu çok hoşuma gider :)  

Her yazımda belirteceğim gibi bana [email protected] adresinden ulaşabilirsiniz. 

Mutlu Haftalar:)
 


Işıkla … 
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
seldin 8 ay önce

cok cok guzel bır yazı bunu okuyabıldıgım ıcın gozlerıme şükrediyorum sana sana bu yazıyı yazdıgın ıcın arkadasım :)

banner172

banner165

banner167

banner163

banner166

banner171

banner149

banner151

banner152

banner153

banner154

banner155

banner156

banner157

banner158

banner159

banner160

banner161

banner162